E-ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
E-ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2008 Pazar

Her Şey Burada, Her Şey Sahibinden..

2000 yılında kurulan sahibinden.com’un temelleri Tamer Aksoy’un bir arkadaş toplantısı sırasında atılmış. O günkü ikinci el seri ilanlardaki yetersizlikler ve eksikliklerden ortaya çıkan bir fikir bu “sahibinden.com”!!!


“Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformu” sloganı ile zihinlerimize yerleşen sahibinden.com kullanıcılara 30’a yakın farklı kategoride 600 bine yakın ilan sunan bir sanal platform.

2000’lerden bu güne..

Site fikrinin ortaya çıkışıyla birlikte, ilk zamanlar sitenin oluşumu için ilan sahipleri tek tek aranarak ilanların siteye taşınması için izinler alınmış ve böylece site içi doldurulmaya başlanmış. 2001 yılında ilk billboard reklamanın verilmesiyle birlikte site bilinirliği de iyice artmış. Yaklaşık 400 billboard kiralanarak yapılan reklamlar sonucu siteyi ziyaret eden kullanıcılar, sitenin gerçekten amaca uygun olduğunu farkedince site üye sayısı da artmaya başlıyor. Reklamın etkisiye bilinirliği artan sahibinden.com uzun bir aradan sonra ilk kez geçen sene Haziran ayında ülke çapında bir ay süren bir billboard reklamı vermiştir. Bir diğer aktivitesi ise “Dokun Bana” yarışması sponsorluğudur.

Site, 3 kişi ile çıktığı yola şimdi 50 çalışanıyla devam ediyor. Pazarlama, muhasebe ve yazılım bölümleri bulunan şirkette sadece call-center bölümünde 15 kişi çalışıyor. Bu da kuruluşundan bu yana güven sağlamak amacıyla sesli hizmete ne kadar önem verildiğinin bir göstergesi.

Site hakkında..

Sahibinden.com’un iş modeli kurumsal veya bireysel üyelerin ilan verebilecekleri bir site olması. Sisteme üye olmanın ve ilan vermenin ücretsiz olmasıyla birlikte ilanlara bakmak üyelik bile gerektirmiyor. Sisteme girilen ilanlar 8 hafta süre ile yayınlanıyr, daha sonra ilanı veren ile irtibata geçlerek anlaşma sağlanırsa, güncelleme yapılması şartıyle bir 8 hafta daha yayınlanıyor. Her ne kadar sahibinden.com olsada sitenin adı, sitede bireysel ilanların dışında kurumsal ilanlarda mevcut. Fakat kurumsal müşteriler ancak belirli bir ücret karşılığı sitede ilan verebiliyorlar. Sanal mağaza uygulamasındaki firmalar ise yıllık belli bir sabit ücret karşılığı diledikleri kadar reklam verebiliyorlar. 2600 sanal mağazanın mevcut olduğu sitede en fazla ücret yıllık 950 ytl ile emlak ve vasıta mağazalarından alınıyor. Konut projelerinden ise aylık ücret alınıyor. Site gelirinin bir diğer kısmı ise vitrine çıkmak isteyen ilanlardan alınan ücretlerden sağlanıyor.

Satışların kullanıcı veya satcı isteği doğrultusunda güvenli e-ticaret sistemiyle gerçekleştirilmeside mümkün. Bu durumda da sitem bedeli olarak bireysel müşterilerden %6, kurumsal müşterilerden ise %7 oranında komisyon alınıyor.

Site fotoğraf ve video özellikli ilan verilebilmesi açısından çok büyük görsel avantaja sahip. Hatta fotoğrafsz ilan kalmasın mantığıyla kullanıcılara belirli bir ücret karşılığı foto kurye hizmetide verilmekte. Geçtiğimiz Kasım ayından beri de videolu ilan sistemi faaliyete geçmiştir. Özellikle emlak ilanlarında tercih edilen bu sistem sayesinde mekanın 180 derece görüntüsünü yayınlamak mümkün oluyor.

Sitenin reklam konusundaki hassasiyeti ise en üst derecede. Örneğin bir kişinin aynı anda 5’ten fazla yayınlanan ilanı olması durumunda kendisinden ruhsat tapu vb belgeler talep ediliyor.

Rakamlarla sahibinden.com..
  • Ayda 410 milyon sayfa gösterimine ve 5.600.000 tekil ziyaretçiye sahip..
  • Günlük sayfa görüntülenme sayısı yaklaşık 13 milyon..
  • 2600 sanal mağaza var..
  • İlanların %80’i emlak ve vasıta kategorisinden yayınlanıyor..
  • Site gelirinin %70’ini emlak ve bvastıta kategorileri oluşuruyor..
  • Ayda 7.000 call-center görüşmesi yapılıyor
  • Kullanıcıların ortalama sitede kalma süresi 12 dakika ve ortalama kişi başına 22-23 sayfa görüntüleniyor..

Sahibinden.com ve Rakipler..

Vasıta kategorisinde lider olduğunu söyleyebileceğimiz sahibinden.com, emlak kategorisinde ise hurriyetemlak.com ile sıkı bir rekabet halinde. Ancak sitenin ürün çeşidi ve güveniliriği ile rakiplerinden farklılaştığını da söyleyebiliriz.

Sahibinden.com gelecek içinde yeni uygulamalar ve ingilizce hizmet ile yerine ilerlemeyi amaçlıyor.


Paylaşımlarından dolayı Yönetim Kurulu Üyesi Mert Aksoy'a ve Genel Müdürü Müge Seymen'e teşekkür ederiz.

3 Mart 2008 Pazartesi

Adı üstünde, "alisverissaati.com"


Geçen haftaki E-Ticaret dersimizin konuğu Kudret Çurey, Alışveriş Saati Saat Pazarlama San. Tic. A.Ş. çatısı altında yer alan alisverissaati.com’un kurucusudur. 2000’li yılların başı E-Ticaretin popüler olduğu fakat aynı zamanda başarısız örneklerin de var olduğu bir dönemdi. İşte, yeni girişimlerin pekte cesaret edilemediği bu dönemde kendisi doğru iş ve doğru zamanla başarılı bir girişimcilik örneği sergilemiştir.

Aslında bütün hikaye Kudret Çurey’in 2002 yılında ABD’ye gitmesiyle başlamıştır. Tahmin edilenin aksine bu uzun yolculuğun başlangıç nedeni sadece tatildir. Fakat ABD’de eBay gerçeği, daha doğrusu çılgınlığıyla karşılaşan Çurey için bu tatil artık yeni bir iş fırsatı arayışına dönüşmüştür. Yaklaşık 1 aylık bir gözlem ve farklı firmalarla görüşmeler sonrasında artık hedef belirlenmiştir, hedef Amerika’ya mücevher satmak. Tabiki bu mücevher fikri ailesinin kuyumculuk sektöründe (Haşmet Kuyumculuk San. Ve Tic. Ltd. Şti.) olmasından kaynaklanıyordu. eBay üzerinden başlayan bu macera günde 1-2 satıştan, günde 20-23 paket satışlara ulaşmıştır. Fakat zamanla rekabetin artması sonucu eBay'de karlılık azalmaya başlamıştı. Çurey, yaklaşık 1.5 yıl süren bu girişimin ardından artık; acaba Türkiye de ne yapabilirimin, eBay üzerinden yapılanı Türkiye’ye ne şekilde taşırımın arayışındaydı.

Sağlam temellere başlangıç yapmak ancak güvenle mümkün olabilirdi..


O dönemde Türkiye de hepsiburada.com, kangurum.com gibi bir çok ürünü aynı anda satan alışveriş siteleri yaygındı. Çurey, işe öncelikle bu sitelere satış yaparak başlamaya karar verdi. Amacı kuracağı site için pazar payını büyütmek ve bir yanda da pazarı tanır hale gelmekti. Sonuçta 2003 yılında kurulan alisverissaati.com ilk başlarda bir saat portalı şeklinde görüntü ağırlıklı bir siteydi. Bu görsellikle ilk hedeflenen, insanların siteyi ziyaret etmesini ve site trafiğinin artmasını sağlamaktı. Bu aşamada bir çok internet sitesini inceleyen Çurey, internetten satıştaki eksikliğin telefon numarası verilmemesinde olduğunu keşfetti. İnsanların istediği zaman ulaşabilecekleri telefon numaraları sitede yayınlanarak satış yapmak, aslında bir yanda da insanların güvenini kazanmak amaçlandı. Böylece insanlar kafalarındaki bütün soruları sorabilecek ve internetten saat almak için ikna olabileceklerdi. Ve her şey beklenildiği gibi oldu, güven unsuru arttıkça satışlarda günden güne adetsel olarak arttı. Günde 1-2 satışla yola başlayan site günde 300’e yakın saat satar duruma gelmişti. Bu geçiş sürecinde siteye her gün yenisi eklenen üyelerle birlikte müşteri talepleri ve satın-almayı etkileyen etkenler gözlendi. 2006 yılı sonrasında ise, site artık daha çok bir satış sitesiydi. Ama hala görsellikten ve saatle ilgili her türlü bilgiyi, markayı barındırma fikrinden vazgeçilmemişti ve asla da vazgeçilmeyecekti.

Fiziki mağazaya giden yol, sorunlardan geçecekti..


Tabiki her şey bu kadar kolay gelişmemişti, teknik, hukuki ve ürün sağlama anlamında bir çok sorunlar yaşandı. Ve tabi bir de eğitim alanında çünkü Çurey, 1996 yılında girdiği Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden bu girişimci ruhla ancak 2006 yılında mezun olabilmişti. Diğer sorunlara baktığımızda; örneğin site alt yapısının tam olarak hazırlanmadan reklam verilmesi sitenin ziyaretler sonucu çökmesine neden olmuştu. Yine aynı şekilde hukuki eksikliklerden dolayı Sanayi Bakanlığından ceza alınmıştı. Bir diğer sorun; firmanın, saat tedarik edilen yerlerin sahiplerinin zihniyetinden dolayı hiçte planlanmadığı halde stok tutmak zorunda kalmış olmasıdır. Çünkü sitenin satış yapacağına, daha doğrusu internet ortamından saat satılabileceğine ihtimal vermeyen tedarikçiler firmayı saatleri satın alma zorunluluğunda bırakmışlardır. Bu yüzden zaten zor olan rekabet ortamı artık daha da zorlaşmış ve ayakta kalmak için agresif fiyat ve taksit imkanları sunmaktan başka çare kalmamıştır. 24 aya varan taksit, %30 daha ucuz olmak gibi.. Aslında başta sorun olarak görünen bu stok tutma zorunluluğu zamanla siteyi çok farklı bir boyuta da taşımıştır, fiziksel mağazalarında açılması.. Ve artık 2007 yılı itibari ile alisverissaati.com tüm modernliği ile Kadıköy, Bağlarbaşı, Sirkeci gibi semtlerde fiziksel mağazalarında da satış yapar konumdaydı. Bu; güven ortamının daha da sağlamlaştırılmasını sağlamıştır.


Başarının göstergeleri...

Firma günümüz itibari ile yılda yaklaşık 4.5 milyon ytl ciroya, 150.000 üyeye, günlük 20.000 trafiğe sahip bir konuma gelmiştir. Sitede yaklaşık 65 markaya ait yüzlerce farklı model saatin tanıtımı ve satışı yapılmaktadır. En çok satılan marka ise Casio’dur. Hatta site Casio’nun satışını o kadar arttırmışki alisverissaati.com ve Casio arasında bir ortaklık yapılmış ve markanın Türkiye’deki imajını düzeltmeye yönelik CasioPoint’ler açılmıştır..

Hedef tek olmak, siteyi özel kılan bu unsurdan asla vazgeçmemek...


Sonuçta Çurey’in amacı alanında "tek" olmak. Hizmeti bu niş alanda devam ettirmek, sadece kol saati.. Bu nedenle asla sitesinde başka bir ürün satmayı da düşünmüyor. Çünkü site Türkiye de birinci, Dünyada 2. en çok tıklanan saat sitesi. Artık Türkiye de başarısını, bilinirliğini kanıtlamış ve piyasaları etkiler bir halen alisverissaati.com, bu noktada kendisine Google’ı hedef alıyor ve aslında bir nevi rakip de görüyor. Nasıl ki insanlar bir şey öğrenmek istediklerin de hemen Google’a açıp soruyorlar, Çurey’de istiyor ki saatle ilgili her şeyi insanlar açıp alisverissaati.com’a sorsunlar, Google’a değil.. Nasıl ki Gillette, Orkid, Selpak gibi ürünler markaları ile anılıyorlar, saat diyincede ilk akla gelenin “alisverissaati.com” olmasını sağlamak için ekip olarak çalışıyorlar, pazarlama stratejilerini bu yönde belirliyorlar . Bu amaç doğrutusunda tabiki site evrensel olmayı da amaçlıyor. Hedef artık “Güvenle Ucuza Alın” dan çok daha öte; “ saat = alisverissaati.com ”

25 Şubat 2008 Pazartesi

E-TİCARETTE BAŞARIYA GİDEN YOL..


Teknoloji Holding bünyesinde hizmet veren Embrio A.Ş. firması genel müdürü Hamit Kekeç tarafından verilen konferans, E-Ticaret yaparken başarılı olunması için neler yapılması gerektiği ve yapılan yanlışlardan ders alınarak nasıl başarılı olunacağı konusu hakkındaydı. Konuşulan konular aşağıdaki gibi özetlenebilir...

İnternetin hayatımıza girmesiyle beraber bilgiye ulaşmak kolaylaşmış ve bilgiyi değere çevirme kavramı ön plana çıkmıştır. Bu yüzden içinde bulunduğumuz çağı Yetenek Çağı olarak adlandırabiliriz.

A.B.D.’de yapılan araştırmada E-Ticaret yapan her 1000 firmadan sadece 2 tanesinin başarılı olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir. Sayının bu kadar düşük olmasının sebebi internetteki geçerli olan pazarlama kurallarının klasik pazarlama kurallarından çok daha farklı olmasıdır. İnternet dünyasında ilk olmak ve rakiplerden farklı olmak başarıya ulaşmak için altın kuraldır. İlk olmak çoğu alanda olduğu gibi internet dünyasında da çok önemlidir. Genelde hep sektör birincileri hatırlanmakta ama takipçilerini hatırlamak için hafızaların zorlanması gerekmektedir. Farklılıklar ise siteye değer katmakta ve firmayı öne çıkarmaktadır.

Çağımızın yetenek çağı olduğunu söylemiştik, fakat bilgiye kolay ulaşır ve yetenekli olunması insanları sonuca götürmez, buradaki en önemli noktalardan bir diğeri Vizyon’dur. Bilgiyi nasıl kullanabilirim ve bu bilgi ile nasıl farklı şeyler yaparım gibi sorular bu noktada önem kazanmaktadır. Bir diğer önemli nokta ise Lider’in önemidir. Ekip ne kadar iyi olursa olsun ona önderlik edecek kişi bu noktada ön plana çıkmaktadır.

İnternet üzerinden satış yaparken hedef birinciliğe oynamaktır. Buradaki ilk kelimesi, yerine göre sektöre ilk giren, yerine göre de doğruları ilk yapan anlamına gelmektedir. Örneğin arama motoru sitelerinden Google’ı bu konuda örnek verebiliriz. Sektörlerde Yahoo, AltaVista, MSN gibi ciddi rakipler varken hepsini geçip açık ara birinci konuma gelmesi aslında doymuş gibi pazarda işlerin doğru yapılmadığını ve sektör ihtiyaçlarına doğru cevap veren bir firmanın nerelere gelebileceğine dair en iyi örnektir. Doğru fikri satmak için süreçleri doğru belirlemek, entegre iş modelini kurgulamak, doğru hedef kitleye odaklanmak ve fark yaratmak gerekmektedir. Bu konu içinde Yahoo en güzel örnektir. Yahoo, hizmet verdiği yelpazeyi geniş tutarak arama motoru sektörünü Google’a kaptırmıştır.

İnternette iş yapmanın yolu doğru insan, doğru iş, doğru pazarlama ve doğru hız kavramlarının eksiksiz yapılmasıdır. İnternet üzerinden yapılacak iş seçilirken işin interaktivitesinin bol olması önemlidir. Kişilerde merak duygusu uyandırması, taraflar arasında kazan-kazan ilişkisi kurması, teknik anlamda zorlu ve zaman alan bir süreci olmaması, güvenilir ve yenilikçi bir marka olması, hedef kitlesinin yeterli olması ve kategori-alt kategori lideri olma potansiyeline sahip olması gerekir.

En baştada söylediğimiz gibi, normal hayatta kullanılan pazarlama taktiklerinin internet ortamında da başarılı olduğunu söylemek mümkün değildir. Örnek vermek gerekirse kangurum.com, ixir.com ve superonline.com bu konudaki görüşümüzü desteklemektedir. İnternet ortamında gerilla marketing ön plana çıkmıştır. Ayrıca performans odaklı pazarlama da firmalara değer katmaktadır. Performans gösterişin önüne geçmiştir. Google, arama yapanlara dogru sonuçları en hızlı şekilde vermektedir ve bu sayede pazar payının yarısından çoğuna hakimdir. Buna karşın Yahoo reklam veren firmaları ön plana koyduğu için müşteri kaybetmektedir.

E-Ticaretin bir diğer önemli noktası da rekabet avantajını iyi belirleyip o konuya odaklanmaktır. Böylece firmalar bulunduğu sektörde ön plana çıkarak sektörde ilk olmayı hedefleyebilirler. Şirketin potansiyelini iyi bilip, orta ve uzun vadede plan yapmak gerekmektedir. Yoksa firmanın soluğu kesilebilir ve bir noktada tıkanma meydana gelebilir. İnternette iş yaparken en kritik rekabet avantajı da güvendir. Güven olgusunun sağlanması firmayı rakiplerinden üstün konuma getirmektedir. Ayrıca markalaşma çok önemlidir, örneğin ikinci el bir şey satarken en rahat nerede satarım sorusuna çoğu insan gittigidiyor.com derse bu tüketicilerde oluşan marka değerini göstermektedir. Güven ve bilinirlik firmalara bulundukları sektörde yerlerini sağlamlaştırma imkânı tanır.

İç pazarda söktör bazında inceleme yapıldığında, birinci olan firmalar sektöre ilk giren ve işlerini doğru yapan firmalardır. Yemek siparişi alanında yemeksepeti.com, kariyer siteleri alanında kariyer.net, B2C alanında hepsiburada.com örnek olarak gösterilebilir. Taklit siteler eğer ekstra farklı bir yan ortaya koyamıyorlarsa sıradan kalmaya ve zamanla yok olmaya mahkumdurlar.

HIZLI, KOLAY VE ARTIK DAHA GÜVENLİ.. DEVİR E-TİCARET DEVRİ..

Dünyada internet yolunda ilk adımlar 1970 yılında ABD’de ordu için bir proje olan Arpanet ile başladı. Sonrasında hızla gelişti ve e-mail kavramı ortaya çıktı. İnternetin patlama yaptığı 1990’lı yıllarda World Wide Web’in oluşması ile 1994’te web sitesi sayısı 10 binlere ulaştı ve yine bu yıllarda internette ilk reklam yayına girdi. İşte, E-Ticarette özellikle 1995 yılından sonra bu artışla birlikte artık ticaretin de elektronik ortamdan yapılması fikriyle hayatımıza girmiştir.

E-Ticaretin ana hedefi, ticari işlemlerin elektronik ortamda en basit, en kolay, en hızlı, en verimli ve tabiki en güvenli şekilde yapılmasıdır. Düz mantıkla düşünürsek E-Ticaret, bir şirketin kapılarını ve dolayısıyla iş yapma olanağını 365 gün, 24 saat tüm dünyaya açık tutmasıdır. E-Ticaretin firmaya katkıları ise; müşterinin hızlı, kolay, istediği zaman alış-veriş yapmasını sağlayarak sadakatini arttırmak, karlılığı arttırmak, yeni ürün tanıtımını kolay ve ucuz hale getirmek, hedef kitleye en ekonomik yolla ulaşmak, birim başına maliyeti azaltmak, müşteri hizmetleri maliyetlerini azaltmak ve belkide dünyaya açılmak şeklinde uzatılabilir.. Bu listenin ne kadar uzadığı heralde internetten alışverişin son 2 yılda 3 kat artış göstermesi ile daha net bir şekilde açıklanabilir. 2007 yılında 100 milyar dolara yaklaşan E-Ticaret cirosunun 2008 yılında 120 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu artışın en büyük sebebi olarak güvenlik önlemlerindeki artış ve kredi kart dolandırıcılığındaki azalmalar gösterilebilir. Yakın zamanda uygulanmaya başlanan Chip&Pin ve 3D secure teknolojisinin de bu daha güvenli ortamın yaratılmasındaki katkıları büyüktür.

Sonuçta artık günümüzde satış yapmanın ve hatta dünyaya açılmanın çok daha kolay bir yolu var, internetten satış yapmak; böylece stok, mağaza, elektrik, satış temsilcisi v.b. dertlerden de kurtulmak.. İnternetten pazarlama ile dağıtım, depolama, taşıma ve stok gibi maliyetler düşük olduğundan müşterilere sunulan fiyatlarında daha düşük olması beklenir ve hatta öylede olmalıdır. Çünkü internet ortamı insanların bilgiye daha hızlı ve daha kolay ulaşabilmesini sağlar bu da demektir ki müşteriler fiyatlara karşı daha duyarlı olacaklardır. Bu durum internetten pazarlamada fiyatı çok önemli bir noktaya taşımaktadır. Ama tabiki tek ayırt edici özellik bu değildir, her durumda olduğu gibi internet ortamında da farklı ürünler sunmak tüketicinin dikkatini çekmektedir. Sonuçta rekabet fiyat ve farklı olma da yoğunlaşmaktadır, nitekim yapılan araştırmalarda fiyat faktörünün %60 civarlarında olduğunu doğrulamaktadır.

E-Ticarette iş, ürün seçimiyle başlar, aslında üründen öte fikir önemlidir çünkü ürünün satılmasını sağlayan fikirdir. İnsanların ürünü alması için geçerli sebeplerin olması gerekir. Piyasada bulunamaması, daha ucuz olması, daha cazip ödeme imkanları, hızlı teslim gibi.. Site ancak bu avantajlar sayesinde tanınır ve büyük rakamlarda satış yapabilir hale gelir. Önemli olan 2 kavram daha vardır. Birincisi tedarik süreci; satmak istenilen ürünün sipariş sonrasında nasıl temin ve teslim edileceğine dair sorulara cavap bulama süreci.. Firma stok tutmayı da tercih edebilir, akıcı bir satış prensibini de benimseyebilir. Önemli olan ürünün hızlı, kusursuz ve optimum maliyetle müşteriye ulaştırılmasıdır. İkinci kavram ise ödeme yöntemleri, bunlardan bir ya da birkaçının seçimi ve güvenliğin sağlanması. Örneğin; sanal POS (bilinen pos cihazı gibi çalışır), havale yöntemi (müşteri ödemelerinin banka havalesi ile kabul edilmesi), WesternUnion (uluslar arası satışlarda en uygun ödeme yöntemidir, bir nevi isme havale sistemi gibi çalışmaktadır)

Tabiki her şey bu kadar kolay ve basit değildir elbet.. Her gün bir çok internet sitesi ve/veya sanal mağaza açılmakta, bazılarıda açıldığı hızla hüsranla kapanmaktadır. Sebeplerini şöyle sıralayabiliriz; hedef kesimin belirlenmesinde zayıflık, ürün seçimindeki becerisizlik, fiyat ve servislerde hata, hatalı teknoloji sonucu yavaş ya da göçen siteler, müşteri ilişkilerini sağlayacak teknolojilerin uygulanmaması (tavsiye, profil oluşturma gibi teknikler). Kısaca finansal, yasal ve altyapı sorunları.. Peki ne yapılmalı dersek, onlarıda yukarda bahsettikleirmizin dışında doğru müşteriye odaklanmak, müşteri tercihlerini bilmek, müşteriye zaman kazandıracak yaratıcı fikirler sunmak, kişiselleştirilmiş servis sağlamak, web ortamında siteyi devamlı ziyaret eden bir topluluk oluşturmak şekinde özetleyebiliriz.

Kaynaklar:

http://tr.wikipedia.org/wiki/E-ticaret
www.ekonomist.com.tr
www.e-ticaretmerkezi.net
www.satissitesi.com