20 Nisan 2008 Pazar

Haydi Durma Sende Çember’e Katıl

“Sınırlı zamanı olan ve odaklanmaya önem veren profesyonellere yönelik önde gelen online bilgi paylaşım ortamı“ olarak tanımlıyor cember.net kendini.. Site içeriğini düşündüğümüzde de haklı olduklarını açıkça görmek mümkün..


2005 yılında Çağlar Erol ve Nihan Erol tarafından kurulan Çember.net Türkiye’nin ilk iş dünyasına yönelik ‘business networking’ sitesidir. 2005 Eylül ayında faaliyete geçen site kısa zamanda 10.000 üyeye ulaşmış, zamanla kullanıcılar arasında yaygınlaşarak 300.000 üyeyi aşmıştır. 2008 başı itibari ile Alman Xing firmasına 4,3 milyon Euro’ya satılmış olan şirket Türkiye’de hala kendi sektöründe lider konumdadır.

Cember.net’in oluşum ve gelişim hikayesine baktığımızda, Boğaziçi Elektronik Mühendisliği mezunu Çağlar Erol ve Bilgisayar Mühendisi Nihan Erol belli bir süre Türkiye’de çalıştıktan sonra Almanya’ya çalışmaya giderler ve orada geçirdikleri 4 yıldan sonra, gelişmekte olan business network platformlarını görerek bunu neden Türkiye’ye uyarlamayalım diye düşünüp uygulamaya geçerler. Belli bir finansal birikim ve ön çalışmadan sonra Türkiye’ye dönüş yapan çift, gerekli çalışmaları tamamlayarak 2005 Eylül ayında siteyi kullanıma açarlar. Site o dönemlerde sadece davetiye ile üye kabul edilmekte olup, kullanıcılar kendi çevrelerini bu network’e katmaktalardı. Kısa bir sürede 10.000 üyeye ulaşan site, zamanla daha tanınır hale geldi. Gazete de yayınlanan röportajdan sonra da kullanıcılar siteye akın etmiş ve serverların kilitlenmesinden dolayı sitenin altyapısı geliştirilmeye başlanmıştır.


Cember.net fikrindeki hedefinin başından beri siteyi geliştirip bir firmaya satmak olduğunu söyleyen Çağlar Erol, gelir modelini de reklam üzerine değil üyelik üzerine kurduklarını belirtmektedir. Böylece sürekliliği olan bir gelire ulaşmayı sağlamışlardır. Tabi ki paralı üyelik sitenin oluşumuyla birlikte başlamadı. Başlangıçta ücretsiz üye olunabilen site, 2006 Mart ayında paralı üyelik sistemine geçti. Gold üye olarak tanımlanan üyeler ise normal üyelere göre daha fazla imtiyaza sahiptiler. Zamanla da kullanıcı sayısı arttı ve site iş dünyası profesyonelleri, iş arayan insanlar için buluşma noktası hale geldi.


Ayrıca cember.net buluşma günleri düzenlendi ve site kullanıcıları bir araya getirerek kurulan network güçlendirilmek istendi. 2005 yılından 2007 yılına kadar 2 çalışanı olan şirket ilk çalışanını 2007 yılında aldı ve aynı zamanda o döneme kadar home ofis olarak faaliyet gösteren şirket, gerçek bir ofise geçmiş oldu. Şirket satıldığında şirket sahipleri dahil toplam 4 çalışanı bulunmaktaydı. 2006 yılındaki konut sektörünün patlaması piyasada paralı insanlarında olduğunu ve bu insanların maketten ev aldıklarına göre neden gelişen bir firmaya destek vermesinler fikrinin oluşmasını sağladı. Ama iç piyasadan finansör bulunamadı ‘business angel’ olarak tanımlanan yurtdışından bulunan yatırımcıya azınlık hisseleri verilerek bir anlaşma imzalandı. Site büyümeye devam ettikten sonra da Alman Xing firması ile yapılan görüşmeler sonucunda 4.3 milyon Euro’ya satıldı.

Çember.net’in ana gelir kaynakları üyelik geliri ve reklamlardır. Ücretsiz olarak üye olan kullanıcılar, daha fazla imtiyaza sahip olmak isterlerse belli ücret karşılığında buna sahip olabilmektedirler. Diğer gelir kaynağı ise reklamlardır. Ayrıca sitenin satılma döneminde database de bulunan kullanıcıların çokluğu sitenin değerini arttırıcı etki yapmıştır. Günde ortalama 50.000 kişi siteyi ziyaret etmektedir.
Siteyi genel olarak incelediğimizde, kullanıcılar çalıştıkları veya ilgilendikleri sektörlerdeki networklerini geliştirip, farklı insanlarla tanışma imkanına sahiplerdir. Ayrıca forum bölümünde iş dünyasına yönelik ve günlük hayata dair konular hakkında tartışma imkanı bulmaktadırlar. Belli dönemlerde yapılan toplantılar networkun gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Çağlar Erol şirketin satış sürecinde şirketin sahip olduğu potansiyelin yanında gelecek planlarının pazarlanmasında önemli olduğunu belirtmiştir. Yabancıların cirodan öte sitenin database’in de kaç kişinin bulunduğuna baktığını belirtmiştir. Pazarlık aşaması ise ciro üzerinden değil gelecek hedefleri ve sitenin potansiyeli üzerinde gerçekleşmiştir.

İnternet dünyasındaki başarı hikayelerinden biri olan cember.net mütevazi bir bütçe, az çalışan, güzel bir fikir ve çok çalışma ile neler yapılabileceğinin en güzel göstergesidir.

Ağlanacak Halimize Güldüğümüz Yer: "itiraf.com"

1999 yılında faaliyete geçen itiraf.com, itirafta bulunmak isteyen kişiler ve merakla bu itirafları okumak isteyenleri buluşturan bir sitedir. 1999 yılı ve sonrasında popüler olan site uzunca bir süre internet kullanıcıları arasında gündem yaratmış hatta birçok kez itiraf.com’da yayınlanan itiraflar yazılı basına taşınmıştır. Yazılı basında yer alması da sitenin tanıtıma olumlu yansımış ve popülerliğini arttırmıştır.

Sitenin gelir modeli reklam üzerine kuruludur. Üyeliğin ücretsiz olduğu sitede üst ve yanlarda bulunan bannerlara alınan reklamlar sitenin gelirlerini oluşturmaktadır. Sitenin kurucusu Ersan Özer itiraf.com’un kendine ait olduğu 5 yıl boyunca ciddi paralar kazandırmadığını ancak siteyi satarken ciddi anlamda para kazandığını belirtmiştir.

Sitede itiraflar belli alt kategorilere ayrılmıştır. Platonikim, ilişkiler, hayat okulu, komik, dram ve seks olan alt bölümler kullanıcılara aradıkları itiraf konusunda yardımcı olmaktadır. Ayrıca sitede en yeni eklenen itiraflar veya en popüler olan itirafları sıralama gibi özellilerde bulunmaktadır.

Faaliyete geçtiği zamanlarda günde 100.000 kişinin girdiği site bugün günde ortalama 50.000 kişi tarafından kullanılmaktadır. Bu durumdan faydalanmak amacıyla site değişik uygulamalar ile gelirlerini arttırmayı hedeflemiş ama başarılı olamamıştır. Örneğin, sitenin trafiğinin fazla olması birçok ürünün satılması fikrini ortaya koymuştur. Ancak siteye girenlerin alışveriş için değil itiraf okumak için geldiği gerçeği bu projenin başarısız olmasına neden olmuştur. Yurtdışına açılmayı deneyen itiraf.com ne yazıkki bu girişimde de başarılı olamamıştır.

Genel olarak bir iş planının olmadığını ve bu yüzden deneme yanılma ile ilerlediklerini söyleyen Özer, itiraf.com’un kendileri için de bir hayat okuluolduğunu, diğer projelerde buradan öğrendiklerinin çok faydalı olduğunu belirtmiştir.

Site kurulduktan sonra Çelebi Holding ile görüşülüp, projeye destek alınmış ve oranda hisse vererek ortaklık başlamıştır.





İtiraf.com projesinde sonra İstanbul.net, Ankara.net, ve İzmir.net’i hayata geçiren Ersan Özer, itiraf.com’dan edindiği tecrübenin burada faydalı olduğunu ve bu projeler için en başından itibaren bir iş modellerinin bulunduğunu ve bu doğrultuda büyüdüklerini belirtmektedir. Doğru konumlandırma sayesinde Özer, bugün bu sitelerin 2.000.000 kullanıcısı olduğunu ve gelirinin de yüksek olduğunu belirtmektedir. 35.000-40.000 civarında paralı üyeye sahip bu sitelerin paralı üye sayılarıda günden güne artmaktadır.


Ayrıca yeni faaliyete geçen uzmantv.com’da gelecek vaad eden projeler arasında yer almaktadır. Çeşitli konularda uzmanlar ile yapılan konuşmalar ve video çekimleri internet ortamına taşınmakta, kullanıcılar aradıklarına uygun bir konu bulurlarsa görsel olarak da o konu hakkında bilgi sahibi olma imkanına sahip olacaklardır.


ERSAN ÖZER Kimdir?

1969 doğumlu Ersan Özer, Eskişehir İletişim Bölümünden mezun olduktan sonra önce Hürriyet sonrasında NTV de çalıştıktan sonra 30 yaşındayken internet dünyasının çekiciliğine kapılıp kendini bu dünyanın içinde bulmuştur. Günde 18 saatini internete girdiğini belirten Özer, kendisini tam bir internet aşığı olarak tanımlamaktadır. Devamlı olarak siteler arasında dolaşarak yeni fikirler araştırdığını belirtmektedir.

İtiraf.com’u kurduğu yıllarda aynı zamanda Akşam gazetesinde de yazdığını belirten Özer o dönemlerde çok yoğun tempoda olduğunu, sitenin bütün işleri ile de kendisinin ilgilendiğini söylemektedir.

13 Nisan 2008 Pazar

Her Şey Burada, Her Şey Sahibinden..

2000 yılında kurulan sahibinden.com’un temelleri Tamer Aksoy’un bir arkadaş toplantısı sırasında atılmış. O günkü ikinci el seri ilanlardaki yetersizlikler ve eksikliklerden ortaya çıkan bir fikir bu “sahibinden.com”!!!


“Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformu” sloganı ile zihinlerimize yerleşen sahibinden.com kullanıcılara 30’a yakın farklı kategoride 600 bine yakın ilan sunan bir sanal platform.

2000’lerden bu güne..

Site fikrinin ortaya çıkışıyla birlikte, ilk zamanlar sitenin oluşumu için ilan sahipleri tek tek aranarak ilanların siteye taşınması için izinler alınmış ve böylece site içi doldurulmaya başlanmış. 2001 yılında ilk billboard reklamanın verilmesiyle birlikte site bilinirliği de iyice artmış. Yaklaşık 400 billboard kiralanarak yapılan reklamlar sonucu siteyi ziyaret eden kullanıcılar, sitenin gerçekten amaca uygun olduğunu farkedince site üye sayısı da artmaya başlıyor. Reklamın etkisiye bilinirliği artan sahibinden.com uzun bir aradan sonra ilk kez geçen sene Haziran ayında ülke çapında bir ay süren bir billboard reklamı vermiştir. Bir diğer aktivitesi ise “Dokun Bana” yarışması sponsorluğudur.

Site, 3 kişi ile çıktığı yola şimdi 50 çalışanıyla devam ediyor. Pazarlama, muhasebe ve yazılım bölümleri bulunan şirkette sadece call-center bölümünde 15 kişi çalışıyor. Bu da kuruluşundan bu yana güven sağlamak amacıyla sesli hizmete ne kadar önem verildiğinin bir göstergesi.

Site hakkında..

Sahibinden.com’un iş modeli kurumsal veya bireysel üyelerin ilan verebilecekleri bir site olması. Sisteme üye olmanın ve ilan vermenin ücretsiz olmasıyla birlikte ilanlara bakmak üyelik bile gerektirmiyor. Sisteme girilen ilanlar 8 hafta süre ile yayınlanıyr, daha sonra ilanı veren ile irtibata geçlerek anlaşma sağlanırsa, güncelleme yapılması şartıyle bir 8 hafta daha yayınlanıyor. Her ne kadar sahibinden.com olsada sitenin adı, sitede bireysel ilanların dışında kurumsal ilanlarda mevcut. Fakat kurumsal müşteriler ancak belirli bir ücret karşılığı sitede ilan verebiliyorlar. Sanal mağaza uygulamasındaki firmalar ise yıllık belli bir sabit ücret karşılığı diledikleri kadar reklam verebiliyorlar. 2600 sanal mağazanın mevcut olduğu sitede en fazla ücret yıllık 950 ytl ile emlak ve vasıta mağazalarından alınıyor. Konut projelerinden ise aylık ücret alınıyor. Site gelirinin bir diğer kısmı ise vitrine çıkmak isteyen ilanlardan alınan ücretlerden sağlanıyor.

Satışların kullanıcı veya satcı isteği doğrultusunda güvenli e-ticaret sistemiyle gerçekleştirilmeside mümkün. Bu durumda da sitem bedeli olarak bireysel müşterilerden %6, kurumsal müşterilerden ise %7 oranında komisyon alınıyor.

Site fotoğraf ve video özellikli ilan verilebilmesi açısından çok büyük görsel avantaja sahip. Hatta fotoğrafsz ilan kalmasın mantığıyla kullanıcılara belirli bir ücret karşılığı foto kurye hizmetide verilmekte. Geçtiğimiz Kasım ayından beri de videolu ilan sistemi faaliyete geçmiştir. Özellikle emlak ilanlarında tercih edilen bu sistem sayesinde mekanın 180 derece görüntüsünü yayınlamak mümkün oluyor.

Sitenin reklam konusundaki hassasiyeti ise en üst derecede. Örneğin bir kişinin aynı anda 5’ten fazla yayınlanan ilanı olması durumunda kendisinden ruhsat tapu vb belgeler talep ediliyor.

Rakamlarla sahibinden.com..
  • Ayda 410 milyon sayfa gösterimine ve 5.600.000 tekil ziyaretçiye sahip..
  • Günlük sayfa görüntülenme sayısı yaklaşık 13 milyon..
  • 2600 sanal mağaza var..
  • İlanların %80’i emlak ve vasıta kategorisinden yayınlanıyor..
  • Site gelirinin %70’ini emlak ve bvastıta kategorileri oluşuruyor..
  • Ayda 7.000 call-center görüşmesi yapılıyor
  • Kullanıcıların ortalama sitede kalma süresi 12 dakika ve ortalama kişi başına 22-23 sayfa görüntüleniyor..

Sahibinden.com ve Rakipler..

Vasıta kategorisinde lider olduğunu söyleyebileceğimiz sahibinden.com, emlak kategorisinde ise hurriyetemlak.com ile sıkı bir rekabet halinde. Ancak sitenin ürün çeşidi ve güveniliriği ile rakiplerinden farklılaştığını da söyleyebiliriz.

Sahibinden.com gelecek içinde yeni uygulamalar ve ingilizce hizmet ile yerine ilerlemeyi amaçlıyor.


Paylaşımlarından dolayı Yönetim Kurulu Üyesi Mert Aksoy'a ve Genel Müdürü Müge Seymen'e teşekkür ederiz.

09 Nisan 2008 Çarşamba

Yahoo Shine.. For Shining Women..


İşte Yahoo’nun en yeni sitesi, son gözdesi, Shine!

Yahoo, 31 Mart 2008’de bayanlar için hazırladığı Shine sitesini lanse etti. Bayanlara özel konuların olacağı bu yeni site ile Yahoo, bayanlarla doğrudan iletişime geçmeyi ve o pazardan da bir pay kapmayı hedeflediğini belirtiyor. Aslında bu sitenin oluşmasındaki bir diğer etken de Yahoo’ya reklam veren bir çok şirketin bayan internet kullanıcıları ile doğrudan iletişime geçmek istiyor olmasıdır. Doğal olarak Shine projesi bu firmalar içinde bir pazarlama fırsatı olacaktır. Ayrıca Shine, Yaho’nun demografik yönden tek bir kesimi hedef alan ilk sitesi olma özelliğinide taşımaktadır.

Sitenin hedef kitlasi 25-54 yaş arası bayanlar olarak tanımlanmış. Shine; zaten Yahoo sitesini her ay ziyaret eden yaklaşık 40 milyon bayan için bir ortak alan olarak düşünülmüştür. Bayanlara moda ve güzellikten, çocuk bakımına kadar 9 ayrı kategori sunmaktadır. Sitenin başlangıç stratejisi güne Yahoo ile başlayan bayanlara daha uygun bir konsept sunmakatır. Ayrıca sitede var olan haber, spor, finans ve eğlence sitelerine ait eklentilerde Yahoo Shine’nın önemli bir parçasıdır. Shine, sağlanan reklamlarla da birlikte bayanlar için en iyi alternatifi yarattığını söylüyor. Aynı zamanda reklam verenler için kullanıcılara ulaşmada yeni bir fırsat oluşturduklarını da belirtiyor.

Benimde gezindiğim, görsel olarak biz bayanlara birazcık “kör” muamelesi yapsada (yazıların büyüklüğü nedeniyle) aslında itiraf etmeliyim ki içerik olarak beğendiğim Shine’nın birbirinden faydalı 9 kategorisi aşağıdaki gibidir:

  • fashion and beauty
  • pareting
  • food
  • at home
  • healthy living
  • entertainment and culture
  • work and money,
  • astrology
  • love and relationship

Yaratılan bu sitenin Yahoo için çok büyük bir masrafa neden olmağı aslında açıkça ortada çünkü Yahoo’nun zaten var olan özelliklerinin bir araya toplanarak bayanlara yönelik hale getirilmiş bir formu bu. Buna karşın bu yeni site ile birlikte Yahoo’nun çapraz-satış fırsatları yakalayacağı da bir gerçek. Sonuçta Yahoo’nun Shine ile değerine bir değer daha ekleyeceğide kesin.! Bakalım Shine, rakipleri karşısında nasıl bir başarı elde edebilecek? Ve daha önemlisi bakalım Yahoo’nun rakipleri bu atak karşısında neler yapacak?

07 Nisan 2008 Pazartesi

Aklımıza Her Geleni Aradığımız Tek Ortak Yer: "GOOGLE"

Google.! Onu anlatmak için uzun cümleler kurmaya, süsülü kelimeler bulmaya hiç ihtiyacımız yok aslında.. O, zaten bir sadeliğin simgesi ve alımıza gelen her şeyin tek adresi.. Aramak ve aradığını bulabilmekse sorun işte o, başvurulan tek yer, akla gelen ilk site.. Bilemiyorum Google'dan önce nasıldı acaba bu hayat, nasıl zormuş bir şeyleri bulmak, bir şeylere ulaşmak.. Ama şimdi her şey bir tık kadar uzak ve Google sayasinde daha kolay, daha anlamsal, daha görsel ve daha eğlenceli..

İşte, 1995'ten günümüze bu gelişimi bir de Haziran 2007 yılında göreve başlayan Google Türkiye Pazarlama Müdürü "Mustafa İçil" anlatımıyla ifade edelim..

Reklamcılık; nereden nereye..


Reklâmcılığın geçmişine baktığımızda, 1440’lar daki Baskı Devrimi, sonrasında 1830 Fotoğraf Devrimi, 19 yy da Radyo, sonrasında Televizyon ve en sonunda bu halkaya eklenen İnternet reklamcılığın gelişiminde önemli rol oynamıştır. İlk televizyon reklamı 1941 yılında yayınlanmış olup, 10 dakika uzunluğundaydı ve 20 saniyelik bir reklamın maliyeti o dönemlerde 9$'dı. O günlerden günümüze geldiğimizde pazarın ne kadar geliştiğini çok rahat görebiliriz.
Ve GOOGLE...

1995 yılında Stanford Üniversitesinde okuyan Larry Page ve Sergey Brin adında iki öğrencinin bir araya gelmesiyle Google'ın ilk temelleri atılmış ve 1998 yılında finansal kaynak bulunmasıyla beraber faaliyete geçmiştir. Genelikle anlaşamayan iki ortak sadece internet üzerindeki bilginin sınıflandırılması ve kolayca bulunması fikri üzerinde anlaşır ve bu yolda çalışmalara başlarlar. Arama motoru üzerine tez yaparken mevcut sitelerin arama yöntemlerinden farklı algoritma kullanarak daha hızlı ve daha güvenilir sonuç bulmayı başarırlar.


İlk dönemlerde yeterli maddi imkanlara sahip olmayan ortaklar, kendi fikirlerini anlatarak yatırımcıların dikkatini çekmek ve finansal yardım almayı amaçlamış ama gereken ilgiyi bulamamışlardır. Hatta o dönemlerde Yahoo ile görüşülmüş ve "siz bu yolda devam edin bir noktaya gelince tekrardan konuşuruz" tarzında tavsiyeler ile elleri boş ayrılmışlardır. Sonrasında Sun Microsystems kurucularından Andy Bechtolsheim'la görüşmeleri sonucunda 100.00$ çek almayı başarırlar ama çek Google Inc. adına yazıldığı ve öyle bir şirket bulunmadığı için çeki bekletip sonrasında şirket kurulunca yatırımlara başlamışlar. Bu gün ise şirketin GooglePlex denilen merkez ofisi California'da bulunur ve tüm dünyada 10,000 civarında Google çalışanı vardır. Günümüzde hala dünya üzerindeki mevcut bilgilerin %80'inin internet ortamı dışında olduğunu düşündüğümüzde daha alınacak çok yol olduğunu da düşünebiliriz.

Google, ismini kullanmadan önce ‘Backrub’ adıyla arama motoru hizmeti veren ortaklar, sonra sonsuzluk kelimesinden türetilen Google ismini kullanmaya başlamışlardır. Vizyonu, "dünyadaki bütün bilgiyi ulaşılabilir hale getirmek" olan bir şirket için çok iyi düşünülmüş bir isim olsa gerek. Ayrıca şirketin logosundaki renklerin başlangıç dönemlerindeki hard diskleri tutmaya yarayan legolardan geldiği birçoğumuzun aklına gelmemiştir herhalde.

Google'ın arama teknolojisi ve kullanıcı arabilim tasarımı Google'ı günümüzün ilk-nesil arama motorlarından farklı kılar. Sadece anahtar sözcük veya meta arama teknolojisi kullanmak yerine, Google en önemli sonuçları ilk getiren, gelişmiş PageRank teknolojisine dayanır. Google, Sayfa

A'dan Sayfa B'ye kurulmuş her bağlantıyı, Sayfa A'dan Sayfa B'ye bir "oy" olarak yorumlar. Google bir sayfanın önemini aldığı oylarla belirler, ayrıca oyu veren sayfayı da inceler. Google'ın komplike ve otomatikleştirilmiş arama metodları, insan müdahalesine engel olur. Diğer arama motorlarından farklı olarak; Google, hiç kimsenin daha yüksek listeleme yapamayacağı ve ticari amaçla sonuçları değiştiremeyeceği bir şekilde yapılandırılmıştır. Ve bununla ilgili büyük önlemler almakta hala araştırmalarını da sürdürmektedir..

Bir arama motorunun başarılı olması için gerekli unsurlar; hızlı, doğru ve sade olmasıdır ve bu üç unsur Google’ın temel prensipleri arasında yer aldığı için Google rakipleri arasında açık ara sektörde öndedir. Dünya genelinde yapılan aramaların %70'i, Türkiye’de ise %97'si Google üzeriden yapılmaktadır. Ama unutmamak gerekir ki internet kullanıcılarının sadakati çok düşüktür. İşler yolunda gittiği sürece site başarılı olmaya devam eder ama kullanıcılara istediği sonucu verememeye başladığında da hızla pazar payını kaybedebilir. İşte bu sebeplerden dolayı Google tepede olmasına rağmen innovasyona önem veren bir firmadır. Her zaman rakiplerinin önünde olmayı amaçlamaktadır. Ayrıca kurulduğundaki prensiplere de sonuna kadar bağlıdır ki bu bağlamda en güzel örnek ana sayfanın sadeliğidir. Asla ana sayfaya reklam alınmamaktadır. Kullanıcılarında Google’ı tercih etmesindeki en önemli neden sade ve aranılan bilgiye direk ulaşma imkanı tanımasıdır.

Ayrıca Google yapay zekayı devamlı geliştirmekte, öğrenen bir yapay zeka yaratma çalışmalarına devam etmektedir. Örneğin kullanıcılar yanlış yazsa bile arama motoru onlara belli isimler önererek ‘bunu mu aradınız’ diye sormaktadır. Yine buna benzer mantıkla oturum açarak yapılan aramalarda kullanıcının aramaları ve tıkladığı siteler analiz edilerek bir sonraki aramasında kişiye yönelik sonuçlar sunma üzerinde de çalışılmaktadır.

Google’ın iş modeline baktığımızda; Google öncelikli olarak kullanıcısını mutlu etmeyi amaçlamıştır. Böylece daha fazla kullanıcıya ulaşmayı başarmıştır. Google'ın gelir kaynakları herkesin tahmin edeceği gibi reklamlardır Google Adwords ve Google Adsense ana gelir kaynaklarıdır.
Google üzerinden arama yapan biri sol tarafta normal arama sonuçlarına ulaşır, bu noktada önemli bir nokta yapılan araştırma sonuçları da insanların internette arama yaparken ilk olarak ekranın sol tarafına baktıklarını göstermektedir. Buna karşın en üstte ve ekranın sağ tarafında çıkan adresler ise Google’ın gelir kaynağını oluşturan reklamlardır. Bu reklamlarda kişinin araması ile ilgili olacak şekilde çıkmaktadır. Böylece daha etkili olmaktadırlar. Burada ki önemli not ise tıklama-başı-maliyet tabanlı fiyatlandırması ile, kullanıcılar reklam linklerini tıklamazlarsa gelir yaratacak bir durum da oluşmayacaktır.


Bir diğer gelir kalemi olan Google Adsense ise, kullanıcıların kendi sitelerinin belli bölümlerini Google'a ayırmaları ve burada çıkan reklamlara başka kullanıcılarının tıklaması sonucu elde edilen gelirin paylaşımından oluşan bir modeldir.
Google dünyadaki bütün bilgiyi derleyip kullanıcıların hizmetine sunmayı amaçlamaktadır. Bugün birçoğumuz Google’in arama motoru özelliği dışında birçok hizmetini kullanmaktayız. Blogger, Dökümanlar, GMail, Alerts, Picasa, Talk, Gruplar, Maps, Video, Google Earth.. bunlardan sadece bir kaçıdır. Google insanları her türlü bilgiye ulaştırmayı vaad eder ve bu doğrultuda çalışır, yeni ürünler geliştirir. Örneğin; Google bir ekip kurarak Amerika’daki kütüphanelerde bulunan kitapları dijital ortama atarak daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlamaktadır. Ve işte tümüyle google dünyası..


Arama..

Alerts Blog Search Book Search Checkout Desktop Earth.. FinanceGOOG-411 iGoogle Images Maps News Notebook Patent Search Product Search Scholar Special Searches Toolbar Video Web Search Web Search Features


Haberleş, göster ve paylaş


Blogger Calendar Docs Gmail Groups Orkut Picasa Reader SketchUp Talk Translate YouTube


Mobil..

Maps for Mobile Mobile SMS

Yenilikler..

Code Custom Search ve (benim merak alanım) Labs


Google ayrıca çalışanlarına esneklik gösteren, onları destekleyen bir yapıya sahiptir. Çalışanlar çalışma saatlerinin %80'ini verilen projelere, %20'sini ise kendi projelerine ayırabilmektedirler. Şirket içinde ekipler oluşturma imkanı ile kendi projelerini geliştirebilmektedirler. Buna örnek olarak orkut.com'u verebiliriz. Sosyal network ağı olan Orkut Google çalışanlarını kendileri için ayrılan zamanda geliştirilen bir projedir.

Özetle Google’in prensiplerini aşağıdaki sıralayabiliriz:
  • Yaratıcı düşünceyi dizginlemeyin,
  • Ufak projelere önem verin ölmelerine izin vermeyin,
  • Herkesten fikir alın,
  • Öğrenmeye aç çalışanlar alın,
  • Risk alanı ödüllendirin,
  • Başarısızlığı cezalandırmayın..
Rakamlar..

Google kullanıcılarının ülkelere göre dağılımı: (07,04,2008 alexa.com verilerine göre)

Amerika 24.4%
Brezilya 5.3%
Şili 4.8%
Fransa 3.3%
Hindistan 3.2%

İnternet ve TR..


Türkiye’deki reklam pazarına baktığımızda 2 milyar $ civarında olduğunu görmekteyiz. Bunun %53 televizyon reklamlarına, %2-3 arasıda internet reklamlarına harcanmaktadır. Buna karşın yapılan araştırmalar sonucunda insanların zamanların %20'sini internette harcadığını göstermektedir. Araştırmaların diğer ilginç sonuçlarında eğlendirici reklam bölümünde internet 2., rahatsız edici reklam bölümünde ise televizyon 1. sıradadır. (artık durumun analizi, yorumu size kalmış)

1990'lardan günümüze internet üzerinde tüketici davranışları değişmiştir. Günümüzde artık tüketici odaklı pazarlama mevcuttur. Tüketicinin kral olduğu günümüzde, firmaların ürünlerini satmak için tüketici beklentilerine göre hareket etmeleri gerekmektedir. Eskiden ne üretirsem satılır mantığı günümüzde ne yazık ki işlememektedir.

Depolama maliyetlerinin düşmesi, mültimedya araçlarının gelişmesi, işlemci hızlarının artması internet üzerinden alış-veriş yapan tüketicilerin de davranışlarının değişmesini sağlamıştır. Örneğin; depolama maliyetleri 3.600.000 kat azalmış buna karşın işlemci hızı 3.500 kat artmıştır. Teknoloji gelişmeye devam ettikçe insanlar daha hızlı ve daha fazla bilgiye ulaşır hale gelmiş ve tercihleride değişmeye başlamıştır. 10 yıl öncesine baktığımızda dünya genelinde 70 milyon internet kullanıcısı varken bugün bu sayısı 1.2 milyara ulaşmıştır. Ayrıca 3 milyar cep telefonu kullanıcısı bulunmaktadır. İnternet dünyasının cep telefonlarına yayılması ile birlikte hedef kitle genişlemeye de devam etmiştir. Bugün internette günde 500 milyon video izlenmekte, sosyal network ağlarının 250 milyon üyesi bulunmaktadır.

Türkiye açısından baktığımızda 20.000.000 internet kullanıcısı mevcutken toplamda 9.000.000 bilgisayar bulunmaktadır. Bu da internete olan merak ve kullanımın ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir. İnternette tüketicinin yarattığı fark trafiği çekmektedir. Örneğin; bloglar yüksek oranda trafik çekmektedir. Kullanıcılar buralardan ürünler, olaylar, firmalar gibi değişik kaynaklar hakkında bilgiye ulaşmaktadırlar. Burada yayılan haberler pazarlama açısından da önemlidir ve direk kullanıcıya ulaştığından etkisi de son derece yüksektir.

İnternet pazarının gelişmesi ile sanal reklam uygulamaları gittikçe artmaktadır. Second life adlı internet üzerinden insanlara hayali bir dünya hizmeti veren sitede sanal reklamlar havada uçuşmaktadır. İnternet hayatımızda daha fazla etki rol oynamaya devam etmesiyle internet üzerinden reklam pazarı da büyüme devam edecektir.

Mustafa İçil Hakkında..


31 Ocak 1972 yılında İstanbul'da doğan Mustafa İçil, Robert Koleji'nden sonra Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü tamamış ve yine aynı bölümde master yapmıştır. Staj için Chicago Microsoft'ta 1 yıl sistem mühendisi olarak çalışan İçil, 1994 yılında Türkiye Microsoft'ta sistem mühendisi olarak işe başlamıştır. 11 yıllık Microsoft kariyerinin ardından Ekim 2005'te Apple IMC Türkiye Pazarlama Müdürlüğü görevine getirilen İçil, Haziran 2007 tarihinden bu yana Google'ın Türkiye ofisinde Pazarlama Direktörü olarak kariyerine devam etmektedir.

17 Mart 2008 Pazartesi

"Going Going Gone"

Dünyada eBay çılgınlığı yaşanırken ama bu site ülkemize satış yapmazken, birileri bu potansiyeli farketmiş ve bu işin böyle yürümeyeceğine karar vermiş.. Tabiki o sıralar ülkemizde de açık arttırma ile satış yapan siteler varmış ama yurdum insanının güvenini sağlayan henüz olmamış.. İşte, bu pazarda açığı farkeden GittiGidiyor’un kurucuları, uygun iş modelini geliştirerek zamanla pazarda lider konuma gelmişler..

Site hakkında...

Bu hedef doğrultusunda firma misyonunu “Türkiye'nin en büyük elektronik ticaret platformu olarak, online ticareti, hayatın vazgeçilmez bir parçası haline getirmek“ olarak benimsemiştir.

En basit iafade ile gittigidiyor.com; internet üzerinden kullanıcılara bir çok farklı kategoride ürün alıp satma imkanı sunan bir alış-veriş sitedir. Bir bakıma alıcı ve satıcıyı birleştiren bir pazardır. 2000’in üzerinde farklı ürün çeşidinin satıldığı C2C tarzında hizmet veren bir sitesidir. Kullanıcılar siteye üye olarak ürünlerini satışa çıkarabilirler, isterlerse de satışta olan ürünlere teklif vererek satın alabiliriler. Sitede ürünler açık arttırma mantığına göre satılmakta olup ayrıca hemen al fiyat opsiyonu da bulunmaktadır. Üyeler belli oranda teklifleri arttırarak belirlenen süre zarfında ürün için fiyat verirler ve en üst teklifi veren üye ürünü satın almış olur.

Sitede ürün araştırmak için arama motorunun bulunmasının yanı sıra, aranılan ürünün kolaylıkla bulunmasını sağlayan kategorize edilmiş bir arama motoruda vardır. Ürünler çeşitlerine göre bir çok yönden başlıklandırılmıştır. Böylece ana bir kategori altındaki bir çok alt başlıktan aranılan ürün kolaylıkla bulunabilmektedir.

GittiGidiyor sitesi satılan her üründen komisyon almaktadır. Bu komisyon fiyat aralıklarına göre belirlenmektedir. Komisyonlar; havuz hesabına yatan paradan kesilerek satıcının hesabına aktarılır. Sitenin başlıca gelir kaynağı da bu komisyonlardır. Bu arada belirtmek gerekir ki siteye üyelik ücretsizdir. Ayrıca site içerisinde sanal mağazalar bulunmakta olup çeşitli firmalar anlaşma yaparak gittigidiyor.com sitesi altında sanal mağaza açabilmektedir.

Site; müşteri güven ve memnuniyetini sağlamak için 4 adımdan oluşan (ürünü al, evinde incele, onay ver, paran satıcıya aktarılsın) güvenli satış modelini oluşturmuştur. Birbirini tanımayan internet kullanıcılarının, keyifli ve güvenli bir şekilde alışveriş yapabilmelerini sağlayan, Güvenli Ticaret Ödeme Hizmeti’ni 2001 yılında icat etmiştir. "Güvenli Ticaret" sayesinde Türkiye'de bireyler arası ticaret alışkanlığı gelişmiş ve 5 milyonun üzerinde satış işlemi problemsiz olarak gerçekleşmiştir. İlk adımda alıcı parayı ortak havuz hesabına yatırıyor, sonra Gittigidiyor tarafından paraya hesapta bloke konuluyor. Üçünkü adım olarak satıcı malı alıcıya gönderiyor ve alıcı onay verdikten sonra GittiGidiyor hesabında bulunan para serbest bırakılıp, komisyonlar kesildikten sonra satıcı parasını almış oluyor.

Oluşturulan bu güvenli ödeme hizmeti ile geröekten alıcının güven altında olduğunu söyleyebiliriz. Ama ya satıcı??? Ben hala site güvenliğinin satıcı ayağında eksiklikleri olduğuna inanıyorum. Alıcı ve satıcıların bir ara getirilip bir pazar oluşturmaya çalışıldığı böyle bir sitede sadece alıcı değil, satıcı ayağının da yeterince korunması gerektiği görüşündeyim..

Nerden nereye..

5 Şubat 2001’de faaliyete geçen gittigidiyor.com Burak Divanlıoğlu, Serkan Borançılı ve Tolga Kabataş tarafından kurulmuştur. 2000 yılına kadar kendi mesleklerini icra eden ortaklar 2000 yılında internet sektöründeki gelişimi ve fırsatları görerek bu sektörde atılım yapmayı hedefleyip, mevcut iş süreçlerini inceleyip açık arttırma tarzında hizmet veren bir firma kurmayı planlamışlardır. Projenin planlama aşaması 13 ay sürdürmüştür. Proje geliştirilirken halihazır da mevcut zaten bir çok açık arttırma sitesi piyasada bulunmaktaydı. Ama gittigidiyor.com güven unsurunu vurgulayarak pazarda kendine yer bulup zamanla bulunduğu segmenti domine etmiştir. Google Trends'ten alınan aşağıdaki grafikte sitenin kuruluşundan bu güne gelişimini ve nasıl hayatımıza girdiğini açıkça gösteriyor..


Sitenin kurulum dönemleri incelendiğinde site 30.000$ civarında mütevazi bir bütçe ile kurulmuş ve belli bir süre alt yapı oluşumunu tamamladıktan sonra büyüme trendine girmiştir. Şirket kurulduğu dönemlerde pazarlamaya 500$ civarında para harcarken büyümeyle beraber bu miktarda katlanarak büyümüştür. Site ilk reklamını cnbce.com’a vermiş, 2005 yılında ise ilk defa televizyon reklamı verip daha geniş kitlelere ulaşmayı hedeflemiştir.

Başlangıçta şirket 3 ortak ve 2 yazılımcıdan oluşmaktaydı, site ilk profesyonel çalışanını 2003 Ağustos ayında aldı ve bugün toplamda 172 çalışanı bulunan büyük bir şirket konumuna geldi. Şirket içerisinde muhasebe/finans, pazarlama, insan kaynakları, yazılım, tasarım, ürün destek bölümü gibi alt departmanlar bulunmaktadır. Günde 3500 civarında ürün kaydı açıldığı için call center bölümünde 40’ın üzerinde çalışan bulunmaktadır. Ayrıca yazılım, tasarım ve bu iş ile ilgli sistemlerin kontrolünde çalışanların oluşturduğu IT bölümü de şirketin diğer bir kalabalık bölümüdür.

2001 yılında site sadece yeni kurulmuş olmakla değil aynı zamanda krizlede mücadele etmek zorunda kalmış ve anca 2003 yılı sonlarına doğru kara geçmeye başlamıştır. Ortaklar bu dönemdeki en önemli şeyin işe bağlılık ve inancın yitirilmemesi olduğu belirtiyorlar. Çünkü sektörde birçok firma varken içlerinden birinin çıkıp pastanın çoğunu ele geçirmiş olması ancak azimle olabilecek bir şeydir.

2001 yılında kuruluştan sonra Nisan 2002’de site içersinde hemen-al opsyionu, 2003 Haziran ayında taksitli satış, 2004 Kasım ayında da sanal mağaza uygulaması başlamıştır. Site kendini devamlı güncelleyerek üye sayısını arttırıp, satılan ürün yelpazesini genişleterek, sektördeki yerini sağlamlaştırmıştır.

Sitenin gelişimindeki en önemli payın koleksiyon ürünlerine ait olduğu şirket kurucuları tarafından da vurgulanmıştır. Pul, kitap gibi koleksiyon ürünleri ile başlayan ve sonrasında tüketici güveninin sağlanması ile gelişen bu ağ müşteri sayısını arttırmakta, artan müşteriler farklı ürünler talep etmekte ve bu da sitede satılan ürün portföyünün genişlemesini sağlamaktadır.

2005 yılında başlayan ve 2007 yılında faaliyete geçen eBay ortaklığı ile GittiGidiyor sektördeki yerini iyice perçinlemiştir. 3 Mayıs 2007’de eBay yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin en büyük elektronik ticaret platformu gittigidiyor.com'a azınlık hissedarı olarak ortak olduğunu bildirmiştir. Gerçekleştirilen yatırım ile Türkiye, eBay'in faaliyet gösterdiği 37. ülke oldu. Şüphesiz ki bu ortaklık bilgi birikimlerini paylaşması ve ilerisi için daha kuvvetli adım atması açısından GittiGidiyor’a büyük yarar sağlayacaktır.

GittiGidiyor ayrıca, AR-GE konusuna yaptığı yatırımlarla da yeni teknolojilerin ve iş modellerinin geniş kitlelerce kabul görmesini sağlamıştır. Güvenli Ticaret Ödeme Sistemi (Şubat 2001), tıklama başına para ödemek yoluyla iş ortaklığı programı (Ağustos 2005), ulusal televizyonlarda geniş erişimli reklam kampanyaları (Kasım 2005) benzeri, sektör açısından önem arz eden yaratıcı uygulamalar ilk GittiGidiyor tarafından yapılmıştır.

Kilomatre taşları..

5 Şubat 2001 : GittiGidiyor yayına başladı..
12 Nisan 2002 : HemenAL! opsiyonu devreye girdi..
19 Şubat 2003 : Listeleme servisi açıldı..
5 Haziran 2003 : Dünyada ilk, açık artırmada taksit sistemi başladı..
16 Kasım 2004 : Satıcıların özel alanı olan dükkanlar bölümü açıldı ve sabit fiyatlı satış formatı hayata geçirilmiş oldu..
22 Ağustos 2005 : Türk internet sitelerine önemli finansman sağlayan ve dünyada benzeri olmayan iş ortaklığı programı açıldı..
8 Kasım 2005 : İlk tv reklam kampanyası başladı..
30 Eylül 2006 : GG Garaj açıldı, ilk kez depozito formatı uygulaması yapılmış oldu..
21 Şubat 2007 : Dünyada ilk, açık artırmada alışveriş sepeti uygulaması başladı..
21 Şubat 2007 : Dünyada ilk, alıcılara peşin fiyatına taksitli satış yapma opsiyonu, satıcılara verildi..
3 Mayıs 2007 : GittiGidiyor & eBay ortaklığı, dünyanın en büyük alışveriş sitesi GittiGidiyor'a ortak oldu.!

Rekabet..

GittiGidiyor sitesi kesin rakamlar belli olmamakla beraber açık arttırma siteleri arasında açık fark ile 1. sıradadır. En büyük rakibi eski adı ile pazaryerim yeni adı ile hemalhemsat.com’dur. Doğan Holding bünyesinde olan bu site 2004 yılında pazara girmiş bilinen pazarlama taktiklerini kullanarak sektörde liderliğe oynamıştır. Ama internet dünyasında, gerçek dünyadaki pazarlama taktiklerinden daha farklı yöntemler kullanılması gerektiği gerçeği bu noktada ortaya çıkmış ve rakibin yaptığı hamleler GittiGidiyor’u pazarın dışına itmek yerine pazar payını daha da arttırmıştır. Kullanıcılar arasındaki network’un sağlam olmasından dolayı site gün geçtikçe büyümüştür.Hemalhemsat.com’un dışın birçok küçük orta ölçekli site pazarda bulunmaktadır, alcamsatcam.com gibi, ama pazar payı toplamına baktığımızda ciddi bir orana sahip değillerdir.
Alexa verilerine baktığımızda da bu rekabetin dikkate alınmayacak seviyelerde olduğunu ve GittiGidiyor'un pazar hakimiyetini net bir şekilde gözlemleyebiliyoruz..


Rakamlar...

GittiGidiyor, 1.8 milyondan fazla kayıtlı kullanıcısı, 500.000'den fazla günlük ziyaretçisi ve 750.000'in üzerinde günlük satış fırsatlarıyla Türkiye'nin en büyük elektronik ticaret platformudur. Sitede her gün, cep telefonu, fotoğraf makinesi, bilgisayar, giyim ve mücevher ürünlerinden, para, pul, plak, tesbih, eski kitap ve dergi benzeri koleksiyon malzemelerine kadar, 750.000'in üzerinde ilginç ürün satışa sunulmaktadır. 70.000'in üzerinde tekil satıcı, GittiGidiyor'un yüksek teknolojik altyapısı, farklı satıcı profillerine göre tasarlanmış hizmet çeşitleri ve yoğun tanıtım faaliyetleri sayesinde Türkiye'nin dört bir köşesinde yaşayan yüzbinlerce alıcıya 7 gün 24 saat kesintisiz ulaşmaktadır.


Sosyal sorumluluk projeleri..

  • İstanbul Kültür Sanat Vakfı
  • Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı
  • Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı
  • Türk Kalp Vakfı
  • TOÇEV
  • AÇEV

Kurucular Hakkında..

Serkan Borançılı: 22 Haziran 1971 yılında Ankara'da doğan Serkan Borançılı, 1990 yılında Ankara Yükseliş Koleji'nden, 1994 yılında İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi'nden mezun oldu. 1994-1998 yılları arasında Burak Divanlıoğlu ile serbest mimarlık, taahhüt ve inşaat işleri yaptı. 1999 yılında Burak Divanlıoğlu ile birlikte ARK Bilgi Teknolojileri şirketini kurdu. GittiGidiyor, 2004 yılı başlarına kadar ARK tarafından yönetildi. Türkiye'nin en büyük elektronik ticaret platformu GittiGidiyor Bilgi Teknolojileri A.Ş.'nin kurucularından olan Serkan Borançılı, 2005 yılında kurulan Magnet Bilişim Hizmetleri'nin de (istanbul.net, ankara.net, izmir.net) kurucu ortaklarındandır.


Burak Divanlıoğlu: 6 Mayıs 1973 tarihinde İstanbul'da doğan Burak Divanlıoğlu, 1990 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'nden, 1994 yılında İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi'nden mezun oldu. 1994-1998 yılları arasında Serkan Borançılı ile serbest mimarlık, taahhüt ve inşaat işleri yaptı. 1999 yılında Serkan Borançılı ile ARK Bilgi Teknolojileri şirketini kurdu. GittiGidiyor, 2004 yılı başlarına kadar ARK tarafından yönetildi. Türkiye'nin en büyük elektronik ticaret platformu GittiGidiyor Bilgi Teknolojileri A.Ş.'nin kurucularından olan Burak Divanlıoğlu, 2005 yılında kurulan Magnet Bilişim Hizmetleri'nin de kurucu ortaklarındandır.


Tolga Kabataş: 13 Kasım 1972 tarihinde Ankara'da doğan Tolga Kabataş, 1990 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'nden, 1994 yılında O.D.T.Ü Makina Mühendisliği'nden mezun oldu. 1994-1996 yılları arasında Arthur Andersen'de mali denetçi, 1996-1998 arasında ise Garanti Bankası'nda Kurumsal Finansman Bölüm Yönetmeni olarak çalıştı. 1998 yılında MBA yapmak üzere New York Üniversite'sine giden Kabataş, 1999 yazında Citigroup'un New York merkezinde, medya sektörüne yönelik şirket evlilikleri ve stratejik ortaklıklar (Media M&A) konusunda yatırım bankacılığı yapmaya başladı. 2003 Haziran - 2004 Eylül arası NTV/CNBC-e'de Genel Müdür Yardımcılığı yaptığı dönem hariç, 2006 Mart'ına kadar Citigroup'daki Başkan Yardımcılığı görevini sürdürdü. Türkiye'nin en büyük elektronik ticaret platformu GittiGidiyor Bilgi Teknolojileri A.Ş.'nin kurucularından olan Tolga Kabataş, 2005 yılında kurulan Magnet Bilişim Hizmetleri'nin de kurucu ortaklarındandır.

16 Mart 2008 Pazar

Acıktın mı??? İşte sipariş vermenin en hızlı, en güvenilir ve en keyifli adresi: yemeksepeti.com


“Türkiye’nin ilk ve en büyük paket servis portalı; yemeksepeti.com”. Acıkıpta yiyecek bir şey bulamadıysan, dışarı da çıkmak istemiyorsan, bulunduğum yere en yakın hangi restoranlar var hemen bulayım, bu saatte acaba hangileri açık hemen bileyim, hepsinin menülerine de şöyle bir göz atayım ve canım hangisinden ne çekerse hemen sipariş vereyim istiyorsan, seçtiğim ürünlerin sosundan, içindekilere kadar her şeye ben karışırım diye düşünüyorsan, ama yok ben internetten ödeme yapmam hele bir yemeğim kapıma gelsin de ondan sonra diyorsan, üstelik bana söylenen saatte gelmezse para ödemek zorunda da kalmıyım diye aklından geçiriyorsan, olur ya bir aksilik olursa şikayetimi dile getirebileceğim ve hatta online hizmet veren dilimden anlayan birileri de olsa diye hayal ediyorsan tamam işte, doğru adrestesin, artık güvenle sipariş verebilirsin.. :)

Nevzat Aydın ve yemeksepeti.com
1976 yılında İstanbul'da doğan Nevzat Aydın, Bursa Anadolu Lisesi'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek Silikon Vadisi'ndeki University of San Francisco'da MBA eğitimi aldı.

Amerika'da bulunduğu dönemde E-ticaret ile ilgili gelişmeleri yakından takip eden Aydın, yemeksepeti.com projesini hayata geçirmek üzere Haziran 2000’de Türkiye'ye döndü. İki arkadaşı ile birlikte yola çıkan Aydın, Eylül 2000′de başladı projesine ve yemeksepeti.com ilk olarak Ocak 2001′de online oldu. Nevzat Aydın halen Türkiye'de E-ticaret alanında çığır açan yemeksepeti.com'un genel müdürlüğü görevini sürdürüyor.

yemeksepeti.com'un kurucuları.. soldan sağa Satış Müdürü Cem Nufusi, Genel Müdür Nevzat Aydın ve Bilgi İşlem Müdürü Melih Ödemiş..

İşte, 2001 yılında faaliyete geçen site günümüz ihtiyacını karşılamaya yönelik, bulunduğumuz teknoloji çağı ile çokta örtüşecek bir şekilde paket servis anlayışına hızlı, güvenilir ve daha verimli bir alternatif çözüm olarak karşımıza çıkmıştır..

2000 yılı; 1000 fikir 7 proje ve 2 başarı öyküsü diyor Nevzat Aydın, işte bu 2 başarılı öyküden biri yemeksepeti.com

Misyonu ise; öncelikle Türkiye'deki, daha sonra ise Orta Doğu ve Avrupa'nın gelişmekte olan ülkelerindeki tüm internet kullanıcılarına ve ilgili tüm restoranlara, internetten yemek siparişi verebilme ve alabilme olanağı sağlamaktır.

Rakamlar ne gösteriyor..

Ocak 2001'de yemeksepeti.com online oldu.. Şu anda 7 ilde (Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir) hizmet verir konumdadır ve Kocaeli ile birlikte bu sayı yakında 8’e çıkacaktır.. Ayrıca Girne ve Lefkoşa da hizmet alanlarındandır.. Üye sayısı: 360.000’den fazla.. Toplamda 6.000.000dan fazla sipariş.. Siteye kayıtlı yaklaşık 2.500 farklı restoran.. Her hafta 112 kişiye, toplam 8.631 ytl hediye.. 222.404 değişik yemek.. Günde yemek yiyen 30.000 kişi.. Ziyeret edenlerin sipariş verme oranı %41, yani sektör ortalamasından oldukça yüksek.. Şu ana kadar en çok sipariş veren kişinin sipariş adedi ise 2.712..

Site hakkında..

Site üzretsiz üyelik sistemi ile hizmet veriyor. Üye girişi yapıldığı anda üyelik bilgilerinde verilen adrese o saatte gönderim yapan tüm restoranların listesi, kampanyalar, promosyonlar, fırsatlar, favori restoranlar, siteye yeni katılan restoranlar ve kişiye özel haberler üyeleri karşılıyor. Ayrıca üyeler önceki siparişlerini puanlayarak restoran puanlarının oluşmasını da sağlayabiliyorlar.

Üye istediği restoranı veya yemeği tüm dünya mutfaklarına göre ya da semtlere ya da restoran adından arama imkanına sahip. Ayrıca detaylı arama ile ödeme şeklinden, servis saatine, minimum gönderim tutarından fiyat aralığına kadar belirleyip arama yapmasıda mümkün..

Ayrıca anlaşmalı restoranlarla yapılan bir çok kampanyada da üyelerin faydalanması amaçlanmaktadır. Örneğin, “DVD keyfi”. Yine anlaşmalı restoranlardan her 30 YTL'lik siparişinizde seçeceğiniz orjinal bir DVD siparişinizle birlikte ücretsiz olarak size teslim ediliyor. Tabi bu sadece kampanyalardan bir tanesi.. Zaman içinde farklı indirim seçenekleri ya da bir alana bir bedava gibi uygulamalarda üyelere sunuluyor.

Ayrıca yemeksepeti.com aracılığıyla catering firmalarıyla ilgili detaylara da ulaşabilirsiniz. Tercih ettiğiniz firmaya talebiniz yine yemeksepeti.com aracılığı ile en kısa sürede iletilecek ve yetkililerin size dönmesi sağlanacaktır.

Sipariş öncesi ve sonrası her hangi bir sorunla karşılaşılmanız durumunda site üzerinden “bana sor” linkine tıklayarak botego.com tarafından sağlanan sistem ile sorularınıza cevap bulabilirsiniz. Yok benim sonunumu bir robot ile konuşmak çözmedi derseniz “canlı yardım” ile online yardım alabilirsiniz. Sizin dışınızda bir sorun yaşanması durumunda ise sakın dert etmeyin, nasıl olsa yemeksepeti.com size mutlaka geri dönecektir..

Bütün bunlara rağmen hala telefonla restoranı aramak varkan neden yemeksepeti.com’u tercih edeyim diyorsanız...
Sitenin ana sayfasında Jeff Bezos’un (Amazon.com) sözü karşılıyor bizi; "İki tip şirket vardır, kullanıcılarına daha fazla para harcatmak için uğraşanlar ve daha az para harcatmak için uğraşanlar. Biz ikincisi olacağız." İşte bu anlayış bile siteyi tercih etmeye yeterken size birkaç sebep daha sıramamam da mümkün tabi.. Daha güvenli olması.. (ne de olsa kredi kartımız onları hiç ilgilendirmiyor.) Menü ve fiyatları görüp inceleme imkanı.. Çok daha az zaman kaybı.. Siparişinizin size daha doğru ulaşacağından emin olmanız.. Restoranın telefon numarasını arama derdinin olmaması.. Restoranları karşılaştırma imkanı..

Bu doğrultuda yemeksepeti.com tüm tüketicilerin aklındaki sorulara çözüm üretmeyi ve tüketici tarafındaki riskleri minimuma indirmeyi hedeflemiştir. İşte interaktif ortamda sağlanan bu buluşma teknolojinin tüm imkanları ile desteklenerek hata payı sıfıra yaklaştırılmaya çalışılmaktadır. Artık verilen siparişin en kısa ve en doğru şekilde kullanıcıya ulaştırılması bir hedef değil bir zorunluluk haline gelmiştir. İşte bu noktada site faaliyetlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
  • Hizmetleri hiçbir ek ücret ödemeksizin sunmak..
  • Internet'ten sipariş almak isteyen restoranların hepsine, hem mevcut olan altyapılarını kullanarak hem de en gelişmiş teknolojiyi yakalayarak sipariş alma olanağı sağlamak..
  • Üyeleri kişisel web sayfası ile karşılamak ve bu restoranların menülerindeki değişikliklerden kullanıcıyı haberdar etmek..
  • Yeni menülerin, promosyonların ve yeni katılan restoranların bilgilerini kullanıcıya bildirmek..
  • Siparişini kullanıcının belirleyeceği ileri bir tarih ve saatte kendisine ulaşacak şekilde verebilmesini sağlamak..
  • Yemek kavramı ile ilgili tüm konularda internet kullanıcılarını bilgilendirmek ve bir yemek portalı olarak hizmet vermek..
Yenilikler..
2002 yılında ilk kez SMS ile sipariş kabul edilmeye başladı.. Call center 2003 yılında hizmete sokuldu.. 2004 yılında kayıtlı restoran sayısı 500ü aştı ve GPRS ile çalışan özel POS sistemi devreye girdi.. 2005 yılı itibari ile artık üye sayısı 100binleri aştı. İngilizce hizmet başladı ve Digitürk’te 525 numaralı kanaldan hizmet vermeye başladı.. 2006 yılında da yemeksepeti.com elit hizmete girdi.

İşte birkaç ayrıntı..

Garanti CepBank Alışveriş sayesinde yemeksepeti.com’dan yapacağınız siparişlerde sadece cep telefonunuzu girerek ve sonra telefonunuza gelen mesaja CepBank şifrenizi yazarak ister kredi kartınız ister paracard’ınız isterseniz de banka hesabınızdan ödeme yapabilirsiniz..

Sitede oluşturduğunuz favori menülerinize adres, ödeme şekli ve cep telefonu numaranızı ekleyerek ve SMS mesajlarında kullanılmak üzere kısa bir kod ismi seçerek SMS Menü haline dönüştürebilirsiniz. SMS Menü, internete bağlanma şansınızın olmadığı veya internete bağlanmakla uğraşmak istemediğiniz durumlarda size yinede sipariş verebilme imkanı sağlar.

Yok bana bu da yetmez diyorsanız Digiturk 525 Yemek Sepeti kanalı üzerinden sipariş verebileceğiniz. Digitürk kanalıyla sipariş verilmesi ise dünyada ilk olarak Türkiye'de gerçekleşen bir projedir.

Ve işte yepyeni bir hizmet daha; wap.yemeksepeti.com, dilediğiniz her yerden sipariş verebilme imkanı artık size çok daha yakın. Turkcell ile anlaşmalı bu hizmet sayesinde artık engeller tamamen ortadan kalkıyor. Aynı üyelik bilgileriyle sisteme giriş yapıp aynı özelliklerle, aynı promosyanlarla sipariş vermenin tadını çıkarabilirsiniz..

Sitenin yeni gözdesi ise, yemeksepeti.com Elit, sitenin “34” numaralı şehrindeki en elit restoranlardan birinde yemek yemeği tercih edenler için daha kolay arama ve rezervasyon yaptırma imkanı sunan bir site. Böylece restoranların size sunduğu imkanların tamamını tüm detaylarıyla bulabileceksiniz. Her türlü habere, güncel bilgilere yine yemeksepeti.com hassasiyeti ile ulaşırsınız. Ayrıca yemeksepeti.com Elit size özel günleriniz için uygun fırsatları bulmanızı da sağlar.

Müşteri ne diyor ne istiyor, ne düşünüyor???
  • Kredi kartımızı vermek istemiyoruz.
  • Ya parasını verdiğimiz ürünler bize gelmezse?
  • Önceden ödeme yapmak istemiyoruz.
  • Ürünlerin kalitesine güvenmiyoruz.
  • Kim bizim şikayetlerimizi dinleyecek?
  • Telefonda müşteriyle konuşmak nedir bilmeyen insanlarla vakit kaybetmek istemiyoruz.
  • Yanlış sipariş gelmesinden sıkıldık.
  • İlerki bir saate de sipariş verebilmek istiyoruz.
  • Yemeğimizi çoktan değişmiş restoran menüsünden seçmek istemiyoruz.
  • Biz böyle bir hizmet için ayrıca bir para kesinlikle vermeyiz.
Müşteri isteklerinin en doğru şekilde saptandığı site de tüm bu istekler giderilmiş ve sorunların, risklerin minimuma indirilmesi; isteklerin ise en iyi şekilde karşılanması sağlanmıştır.

Karşılaşılan zorluklar..
  • Kaliteli ve amaca yönelik ekip kurmanın zorlukları
  • Finansal sorunlar
  • Ekonomik kriz
  • İlk olmanın avantaj ve dezavantajları
  • İnternete ve elektronik ticarete negatif önyargı
  • Kontrollü ve profesyonel yönetim anlayışıyla büyümek
Rekabet..
  • Internet ve sadece bir tık uzakta olan rakip
  • Paket servis hizmetinin zorluğu
  • Pazarın çok büyük olmaması
  • Yılların alışkanlığı : Telefon
  • Sisteme alternatif getirmek

Klasik Hedefler..

  • Kullanıcıyı kendine bağlayıp, rakibe gitmesini engelleme
  • Harcama miktarını arttırma
  • Ödüllendirme
  • Harcama alışkanlığını izleme
  • Satışları artırma

Yemeksepeti.com’un hedefleri..

  • Müşteri daima haklıdır prensibi
  • Kullanıcının yemeksepeti.com’un kendi tarafında olduğundan emin olması
  • Kullanıcının kendisinin bizim için çok önemli olduğunun farkında olması
  • Kullanıcının aynı ürünü eskisinden daha ucuza alabilmesi
  • ‘Hiçbir sadakat programı kötü hizmet ve ürünün üstesinden gelemez.’ mantığı
Neler yapıldı???
  • Puanlama sistemi
  • GPRS POS sistemi
  • Canlı Yardım
  • Platform bağımsız yapı (SMS, Digiturk)
  • DVD promosyonu
  • yemeksepeti.com in English
  • Gece Operasyonu
  • Çabuk ve hatasız sipariş için ne gerekiyorsa o...

Yapılmaya devam edilenler..

  • Yeni trendleri ve teknolojiyi takip etmek
  • Çabuk öğrenmek ve adapte etmek
  • Dinlemek, geridönüşe çok önem vermek (5000 kişilik anket)
  • Dışadönük olmak (PR)
  • Zorluklardan yılmamak (finansal, operasyonel)
  • Hatalardan çabuk ve ders alarak sıyrılmak (full-time operasyon)
  • Yaratıcı, yenilikçi, açık fikirli olmak
  • Modellerden örnek almak (food.com, waiter.com, webvan.com...)
  • Ulaşılabilir hedefler koymak (iş planı sipariş tahminleri)
  • Çok iyi komunikasyon kurabilmek (restoran kullanıcı dengesi)
  • Genel anlamıyla finans, üretim, insan kaynakları, satış ve pazarlama bilmek

Ve hiç bir başarı ödülsüz kalmazdı..

Altın örümcek 2006 e-ticaret üçüncüsü, servisler ikincisi ve yiyecek-içecek ikincisi..
Altın örümcek 2005 en iyi web sitesi, e-ticaret birincisi ve servisler birincisi..
Altın örümcek 2004 en iyi web sitesi, e-ticaret birincisi ve servisler birincisi ..
Altın örümcek 2003 en iyi ikinci B2C sitesi..
Altın örümcek 2002 en iyi 2. web sitesi ve en iyi B2C sitesi..


Endeavor tarafından 2007 endeavor girişimcisi..
2007 MediaCat Felis Ödülleri’nde, Hedef Kitle Ticari İletişim kategorisinde TBWA-İstanbul'un "Sakız Kartvizit" çalışmasıyla ile birincilik ödülü..
2005 World Summit Award (WSA) yarışmasında, Türkiye’yi yemeksepeti.com temsil etti..
2005 Eurowards Türkiye ödüllerinin “Başlangıç” kategorisinde toplam 280 proje arasında ikincilik ödülü..
2004 Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulubü tarafından düzenlenen yarışmada üniversite öğrencilerinin en çok ziyaret ettikleri web sitesi ödülü..
2001 İnterpro Bilişim Ödülleri'nde 'Girişimcilik Ödülü'..

Son söz..


Üye sayısının ve tabiki sipariş oranının hızla artacağını düşündüğüm site, bence pazardaki payını büyütmeye devam edecektir. Çünkü E-ticarette her zaman ilk olanlar, hep akılda kalanlardır ve hep daha çok pazar payına sahip olurlar. Yemeksepeti.com da işte bu avantaja sahip. Ama tüm bu avantajlara, sunduğu muhteşem hizmetlere rağmen hala görsellik konusunda sitenin eksiklikleri olduğunu düşünüyorum. Kimbilir; belki biraz daha sade ama biraz daha dikkat çekici hale getirilmesi benim gibi düşünen üyelerin siteyi daha çok kullanmasına neden olabilir..